Geceyi Aydınlatmak

Geceyi Aydınlatmak

 

Samet Aybaba ile başlayıp Slaven Bilic ile yükselişe geçen Şenol Güneş ile ardı ardına iki şampiyonluk yaşadıktan sonra herkesin beklediği ve o dönemin başkanı Fikret Orman’ın  geniş vizyonu ile dünya takımına dönüşmesi beklenen Beşiktaş’ta neler oldu ? Neler yaşandı ? Neler bekliyor ? Gelin bu yazımızda bunlardan konuşalım.

 

Öz kaynaktan gelen futbolcuların, Avrupa’dan gelen gurbetçi futbolcuların, Yıldırım Demirören döneminden kalan Portekizli futbolcuları bir denklemde nasıl birleştiririz sorusunun en güzel cevabıydı Samet Aybaba. Büyük mali sorunlar, kapıya dayanan hacizler , elektrikleri kesilen Nevzat Demir tesislerinde bir teknik sorumludan daha çok Beşiktaş’ı anlatan bir abiye dönüştü Samet hoca. Sihirli bir değnek vardı elinde sanki o sezonu Beşiktaş 3. sırada ve şampiyonluğu son haftalara kadar kovalayarak bitirmişti.  Ve Fikret Orman’ın vizyonu çok daha fazlasını istiyordu ve takımın başına Hırvat milli takımının emekli stoperi ve Euro 2008’de Hırvatistan milli takımının başında iyi işler yapan Slaven Bilic’i getirdi.

Slaven Bilic geldi ve Beşiktaş’ın efsanesi haline gelecek Atiba’nın transferini ısrarla istedi ve bu günlerde hayran olunan Atiba’nın beşiktaş hikayesi başladı. Yönetim ise mali durumunu az da olsa düzeltmiş ve başarı istiyordu. Rubin Kazan’dan Gökhan Töre , Shakhtar’dan Dentinho , Amerika milli takımının ön liberosu Jermaine Jonas ile  mütevazı bir takım kurdu. Seyir keyfi , oynanan oyun, alınan galibiyetleri şampiyonluk yolunda engelleyen ise derbi maçları kazanamamak ve son dakika da gelen beraberlik golleri olmuştu. Sezonu liderin 13 puan arkasında 3. sırada bitirdi. şampiyonluk gelmese Fikret Orman başarıdan emindi. Hocasına güvenmiş ve devam etmişti. Demba Ba, Jose Sosa , Cenk Tosun transferleri ile sezona başlayan Beşiktaş’ı sezon sonuna gelindiğinde yine 3. sırada ve derbi galibiyeti alamadan bitirdi. Fikret Orman yine sabırlıydı ancak artık hocası yoktu. Slaven Bilic West Ham takımına gitmişti ve ve yanında Gökhan Töreyi de getirmişti. Fikret Orman ise takımın başına Şenol Güneş’i getirmişti.

Şenol Güneş ile başarılar ve ayrılıklar ile geçen 4 yılı başka bir yazımızda bahsedebiliriz. Sonundan bahsedecek olursak ise vizyonu ve misyonu ile , yeniden yaptığı stadyumu ile taraftarın gönlüne giren Fikret Orman bu kez suçlamaların odağıydı. Mali sorunlar yine Beşiktaş’ın en önemli derdi olmaya başlamıştı ancak yönetim bu günlerde bile sözleşmesi tartışılan Abdullah Avcı gelmişti.

Abdullah Avcı  son 3 sezonda şampiyonluğu kaçırmış ve oynattığı futbol ile tebrikleri hak etmişti.  Beşiktaş’a geldiğinde yönetim başarının tesadüf olmadığını göstermek için kesenin ağzını açmıştı. Sezon başlamadan Transfer şampiyonu olmuştu ve 16 milyon euro gibi paralar harcayarak bir takım kurmuştu. Yönetim Abdullah Hoca kadar dayanamadı ve  Ekim ayında Yeni Başkan Ahmet Nur Çebi seçilmişti. Yeni yönetim mali sorunlar ile ilgilenirken Abdullah Hoca’nın 7 haftalık galibiyet serüveni onu biraz daha takımda tutabilecekti. Ve sonunda beklenen gün geldi Abdullah hoca ile sözleşme fesih edilmişti. Ve geceyi aydınlatan adam Sergen Yalçın getirilmişti.

Beşiktaş’ı bilen, Beşiktaş’ın efsanesi haline gelen Sergen Yalçın. Abdullah Avcı’nın bıraktığı enkazı şampiyonlar ligine katılacak bir hale getiren hoca yeni sezona başlamadan kalecisini , sağ ve sol bekini , santraforunu kaybeden Beşiktaş’ta vay yine mi hüzün sözleri duyulmaya başlanmıştı. Oynatmayacağı oyuncuları elinden çıkaramayan, transferin son günlerine kadar transferlerini yapamamış Beşiktaş’ta yine kötü başlangıç yapmıştı. Tartışılan Welington, Nsakala transferlerinin yanında Aboubakar, Bernard Mensah , Josef transferleriyle tarihinin en kötü sezonuna başlamıştı. 19 yaşında ki Rıdvan, Kale de 19 yaşında ki Ersin ile rakiplerin küçümsediği Beşiktaş’ı kurtaracak olan ise Sergen Yalçın olacaktı. Sakat diye serbest bırakılan Vincent Aboubakar’a Fransa’dan gelen teklifler, genç sol bekine Almanya’dan gelen tekliflerin yanına son Ersine gelen 5 milyonluk tekliflerin arkasında Sergen Yalçın ve başkan Ahmet Nur Çebi var kesinlikle. Fikret Ormanın, Yıldırım Demirören’den aldığı sallanan binayı yıkıp bıraktığı enkazı yeniden dikmeye başlayan iki insan Beşiktaş’ın geleceğini en baştan kurmaya başladılar. Beşiktaş’ın 10 yıllık mali tablosu içerisinde yaptıklarından bahsettiğimiz yazımızı bitirirken Çarşı taraftar grubunun  yazdığı şu sözlerle bitiriyorum.

Umudun tükenirse gökyüzüne bak,
Karanlığın ardından güneş doğacak.
Şarkılar söyleyecek o gün çocuklar,
Yarınlar bugünden güzel olacak
.
Derdimiz geceyse, sabahı sensin.
Acılar kış olsa, baharı sensin.
Hayatı sevdiysek sebebi sensin.
Beşiktaş hayattır, hayatta Beşiktaş…

 

bunlar ilginizi çekebilir

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir